29 Ekim 2007 Pazartesi

EFES RESİMLERİNDEKİ HÜMANİZM VE SEVGİ ÜRÜM

EFES RESİMLERİNDEKİ HÜMANİZM VE SEVGİ ÜRÜM

Sanatçı Sevgi ürüm "Efes Resimleri" konseptinde oluşturduğu çalışmalarını TUREB salonlarında sergiliyor.





Sanatçı Sevgi ürüm "Efes Resimleri" konseptinde oluşturduğu çalışmalarını TUREB salonlarında sergiliyor.

Sergi 7-28 Nisan 2006 tarihlerinde izlenebilir
Açılış kokteyli:7 Nisan Cuma,Saat:18.00


‘’Resim bütün sanatlarda olduğu gibi bir oluşum ve gelişim zinciri takip ederek kendini konumlandırır ve elbet ressam yaşadığı toplumsal olgulardan; toplum gerçeğinden ve soluduğu havadan etkilenerek, ama hep bireysel kalarak, bireysel bir fantezi dünyasını kurgulamak ve gerçekleştirmek zorunluluğunun farkına vararak yoluna devam eder.’’ İşte bu noktada Sevgi Ürüm’ün resimlerine baktığımızda o toplumsal süreci içimizde hissederiz. Sanki bir arkeolog gibi kendi üslupsal tarzını da ortaya koyarak geçmiş dönemin izlerini kaza kaza, kendini var etme sürecini görüyoruz Sevgi Ürüm’ün. Bu ortaya koyuş antik Efes kalıntılarını belirgin bir sembolist anlayışla yorumlamasıyla anlam buluyor resimlerinde. Bu sembolizm düşsel bir yaratım değil; yalnızca ana temayı oluşturmada yedek kavram . Daha açık söylersek geçiş sürecini hızlandıracak yardımcı bir kavram.

Efes’teki kalıntılar belli bir programa ve ölçmeye dayanan, daha da önemlisi, matematiksel temellere oturtulan, sonuç itibariyle estetiksel bir öngörü koyan bir yapılar zinciri. İşte Sevgi Ürüm’ün resimlerinin ana fonksiyonu da, buradaki matematiksel ortaya koyuş ve bunun pentürle estetiksel bir beğeni haline getirilişinde yatıyor. Burada,Efes sanatçı için bir yol gösterici işlev görüyor.

Resimsel serüvenine yön verecek kadar değerli bir işlev bu.

Resimlerinin çoğunda simetri hakim ve vurgulayıcı orta noktalarla da belli bir karşıtlık yaratmaya çalışıyor. Bunun amacı bölümler arası ilişkiler kurarak bu karşıtlığı güçlendirmek. Bunun için de parçalı kompozisyonlar kuruyor. Bu parçalanmışlıkları da, renkle bütünleştiriyor . .‘’Karşıtlık ve karşıtlıkların dengesiyle estetik oluşturabiliyoruz.

Bu yaşamın özünden kaynaklanıyor.”’diyor Sevgi Ürüm.

Sevgi Ürüm resimlerinin biçim ve renk bileşkesi onun resimlerinin temel kuruluş felsefesini oluşturuyor.

Bu sentez üzerinde kuruluyor “Efes Resimleri”nin yapısı.

Sevgi Ürüm’ün resim serüveni iki aşamadan oluşuyor birincisi tasarımsal ve kurgusal süreç; ikincisi de tuvalin başına geçtikten sonraki yaratım süreci. Resimlerine ayrıntılı eskizlerle başlıyor; ama tuvalin başına geçtiğinde bu süreç zıtlıklarla spontan, parçalı lekelerle farklılık yaratmaya başlıyor. Bu farklılık onun kendine özgü renksel algılamasıyla değişik bir oluşuma gidiyor...


Bu süreci şu şekilde açıklıyor Sevgi Ürüm;‘’Ruh halini serbest bırakmak, zinciri koparmak; Niçin zinciri koparmak? Yaşamın içinde olmamdan kaynaklı, hepsinden de etkileniyorum.’’


Sevgi Ürüm’ün resimlerinin bazılarında daha da özgür, tasarımsız bir süreç var. Nedeni; sergideki bütünlük açısından karşı duruş simgesi olarak zıtlık.

’’Devamlı aynı olamam’’diyor kendisi de..


Çalışmalarında bir tür, somut biçimlerle soyut kavramları yakalama çabası da sezinleniyor,.Bu alegori simgesel anlatımla bütünleşen bir yapı oluşturuyor. Resimlerinde bütünüyle betimleme yok; ama yapılan bazı resimlerde, direkt biçimi betimleyen bir durum var. Bu durum resimlerindeki zıtlıkların,bileşkesel farklılıkların toplamı gibi bir şey, düz yüzeylerle vurgulanan güçlü bir renksel anlatım bu..

Sanat ; kendini var etmenin estetik biçimini bütün olarak insani temele oturtarak gelişir.Efes’n kuruluş dönemini hesaba katarsak o dönemdeki savaşların,kölelerin ve şiddetin ruhunu resimlerinde öldürmüştür Sevgi Ürüm.Bunu da renklerle yapar , her fırça darbesi sanki bir parçanın melodisi gibidir.Her resminde bu melodi sanki o dönemdeki iktidar ilişkisine karşıdır.Resimlerinin isimlerinden de bu ortaya çıkacaktır zaten: Denklem,Bütünleşme,Karşıt Döngü,Gelecek Nerede,Barışa Doğru,Tutku..vb.


‘’ Bütün toplumsal, bireysel çıkış ve kaygılara rağmen ressamın kaygısı, varoluşun mantığı; kendini anlamanın ve tanımlamanın estetiği değil midir?’’ Sevgi Ürüm’ün kendini tanımlama serüveni de budur herhalde. BU HÜMANİZM...

ERSAN ÇAĞATAY

02.11.2005

Hiç yorum yok: